Tekno ney?

Hiç öğrenmek gerekmediğini düşündüğüm halde bir çok şey öğrenmek zorunda kaldım bu bilgisayar ve elektronik aleminde. Harddsik jumper’larından veritabanı düzeltmelerine kadar, iphone-itunes kurulumlarından wireless firmware güncellemesine kadar. halbuki az sayıda şey istiyorum: doğru dürüst çalışan bir bilgisayar, bir telefon, internet bağlantısı ve yazı yazacağım bloglar. bloglarımla uğraşmaktan daha fazla vakti ve emeği bunu yapabilmek için bilgisayargillerle cebelleşmeye ayırmak zorunda kalıyorum. bu elbette bir zihin durumu. bazıları “hadi len” diyip sıkılır ve vazgeçer, kimisi bu işten anlayan birisini (en az haftada bir) arayıp yardım alır. bende aletlerin düzgün çalışması gerektiğine dair bir takıntı mevcut.

o yüzden de içeriğini ve derinliğini anlamadan, sadece işime yarayacak kadarını öğrenip; bilgisayarı, programı, telefonu, siteyi, blogu yoluna koyup devam etmek gibi bir pratik geliştirdim. örneğin uzun zamandır başımın belası olan bir meseleyi, wordpress’te Türkçe karakter sorununu en sonunda çözdüm. kendi host şirketimin kontrol panelinde becerebildiğim, phpMyAdmin ile ayarlayabildiğim tek bir çözüm yolum var. başka seçenekler ne işe yarar bilmek bile istemiyorum. tek istediğim ş ya da ğ harflerini olduğu gibi gösterecek bir blog. yaptım, oldu.

bu tür hikayelerimi anlatıp, bataklığın dibinden taş çıkarmaya çalışan benim gibilere seslenmek istiyorum. yalnız değilsiniz, donanımdan anlamayanlar, her gün yenisi çıkan ekran kartlarına ya da ara çözüm program güncellemelerine sinirlenenler. el ele verirsek bu tek dişi kalmış teknoloji canavarına karşı durabiliriz. sloganımız bile hazır: işimize yarayacağı kadarını bilmek özgürleştirir.

bu vesileyle teknoloji, kapitalizm, tüketim kültürü gibi meselelere de sosyolojik bir bakış olsun, bir analiz bir tespit olsun, aralara sıkıştırmaktan imtina etmeyeceğiz elbette.

Bir Cevap Yazın