Orucu bırakın, bebek yapın. Bir nefs mücadelesi

Nefsi terbiye etmek için, varsa yani böyle bir derdiniz, imkanlar elveriyorsa çocuk doğurunuz. Şimdi patlamazsam bir daha patlamam dediğiniz anda dümdüz deniz gibi sakin olmanız gerekecek, herşeyi her zaman en salim kafayla düşünüp en doğru yolu bulmanız gerekecek ve bunları yapmazsanız işler asla yoluna girmeyecek.

En acele etmeniz gerektiği vakitte aheste aheste merdiven inen kızınızı bekleyeceksiniz, en uykusuz halinizle kalkıp şımarıklıktan kucak isteyen oğlunuzu pışpışlayacaksınız. Açlıktan midenizde kramplar oynaşırken evde kalan son etli yemeği, verdiğiniz anda ağzından çıkaracağını bildiğiniz velede belki yer umuduyla ısıtacaksınız. Herkesin size baktığından emin olduğunuzda utançtan yerin dibine geçerken, kendini yerden yere atan çocuğa şöyle okkalı bir Osmanlı tokadı oturtmak yerine, işe yaramayacağını bile bile yaptığının yanlış olduğunu nafile anlatmaya çalışacaksınız.

Onaltı saatlik açlık da neymiş. Siz seferi sayılırsınız. İftar niyetine sabah sizi yumusacık eliyle okşayarak uyandıracak.

Bir Cevap Yazın