Ahşapta el işçiliği

Bizim dilde pek kaynak olmadığında bu aralar bolca Avrupa ve Amerika kaynaklı dergilere, videolara, bloglara takılıyorum. Ahşap işi ile uğraşmanın toplu üretim, toplu tüketim için değil de bir zanaat olarak var olduğu zamanlardan kalan nostaljik el aletleri çok hoşuma gidiyor. Elbette, bugünkü marangozlar ya da ahşap ustaları arasında el aletleri ile iş görmenin, makinelerle iş görmekten daha iyi bir yol olduğunu savunan ekoller var.

Makinelerin, örneğin elektrikli testerenin, zımpara makinesinin, vs. uğraşanı, uğraş nesnesinden uzaklaştırdığını düşünüyorum ben de. Çok keskin kategorik ayrımlar yapmak hiç bir zaman hoşuma gitmedi, o yüzden ne-olursa-olsun-makine-yok tarzını hiç bir zaman savunmam herhalde. Ama elde zımparaladığınız bir tahta parçasını hissetmek başka bir duygu. Bir zımpara makinesiyle giriştiğiniz tahtanın size olan mesafesini az değil.

Henüz yeteri kadar tahtaya ve el aletine dokunamamış olsam da, sanırım benim ahşap yolculuğum daha çok ellerimi kullandığım bir macera olacak.

Bir Cevap Yazın