Aylık arşivler: Eylül 2013

Tezgah 4: Vallahi de bitti

Yaklaşık iki aylık bir çalışmadan sonra (ortalama on günde 4 saate falan denk geliyor) tezgahımı bitirdim.

Bir kaç sene sonra dönüp yine denesem bu kadar yamuk bir şey yapamayacağım muhtemelen. Hayır, her bir tahtası kendi içinde ve bir diğeri ile birleştirildiğinde yamuk olduğu gibi, gidip ölçe biçe aldığım ve kestirdiğim, tezgah yüzeyi olacak kontraplak da kısa geldi. Hay elinin ayarını diyerek bir takım düzeltmelere girişmeye karar verdim.

İşte son seansın fotoğraflar:IMG_0093

Aşağıdaki fotoğrafa yakından baktığınızda göreceksiniz yamukluktan bahsederken neyi kastettiğimi. Sokamadığım vidalar (benim suçum yok, vida çok adiymiş, hemen yalama oldu), denk getiremediğim kenarlar, ölçüsüz kesimler… Ama yere yakın kayıtları 10×10’luk ayaklara yuva açarak yerleştirmem çok iyi bir fikir olmuş gerçekten. O kadar dengesizliğe rağmen masanın dengesi ve yüklenmelere dayanıklılığı çok iyi. Taş gibi bir masa istiyorum uleyn diyordum, işte yaptım.

Geçen yazıda anlattığım üzere masanın yüzeyini 5×15’lik kalaslardan yapacaktım ama o kadar kötü planyalamışım ki yüzeyi adam etmekle çok uğraşacağımı anlayınca hemen kolaya kaçıp kontraplak ile yüzey işini halletmeye karar vermiştim. (Bu arada 2×4 inçlik kalaslardan sadece el testeresi, 4 numara bir el rendesi, gönye, şerit metre ve kurşun kalem ile Paul Sellers abinin nasıl harika bir çalışma ile harika bir masa yaptığını izlemek isterseniz buyrun. Çok uzun ve detaylı bir videolar dizisidir.)

Ahşap ürünleri satan bir atölyeden kontraplakları kestirip arabanın bagajına koydum ve eve getirdim. İlk önce niyetim bir tane 1,6 mm’lik bir tabaka, üstüne de daha sert bir malzemeden yapılmış 0,6 mm’lik bir ince tabaka ile masanın yüzeyinin yapmaktı, ama iki farklı tür kontraplak bulamayınca 1,8 mm’lik bir tabakayı kestirdim.Tabakalar 220 x 170 cm’lik ölçülerde. Bir bebek evi projesi için de 3 mm’lik kotraplak aradım ama o devasa ölçüde tabakaları yatırmadan sakladıkları için hepsi birer salsa dansçısı edasında kıvrılmışlardı. Bir kaç tabaka da 6’lık kestirdim.

Bu arada bir not, araba bagajında bu tür malzeme taşımak için bir eski çarşaf bulundurmakta fayda olur. Arabanın yünlü gibi bagaj döşemesine kontraplaklardan dökülen kıymıklar ve çapaklar dökülüp bir güzel yapıştı. Nasıl çıkacaklar bilmem.

Netekim yüzey ölçüsünü yanlış hatırlayınca ortaya saçma sapan bir görüntü çıktı.

IMG_0092

Bir süre ertesi gün yeniden kestirip geleyim fikri ile iki parçayı ortalayarak yapıştırayım fikri arasında gidip geldim. Bu arada 1,8’lik plaka 190 TL’den satıldığı ve ertesi gün denen şeyin Pazar olduğunu düşününce (bir gün daha bekleyemeyecektim, sanki iki aydır beklemiyormuşum gibi) işi hemen bitirmeye karar verdim. Tabakayı olabildiğince ortalayıp (yani ysağdan soldan bakınca düzgünmüş gibi durmasını sağlayıp) ara kayıtlara işkence ile yerleştirdim. Daha önceki vidalama aleti ile yaşadığım tatsız olayı düşündüm ve önce 2’lik maktap ucuyla vida yerlerini açtım sonra da 3,5’luk vidalarla sabitledim.

IMG_0094

İlk önce masayı bitirdikten sonra uzun uzun zımparalarım, bir güzel vernik falan sürerim diye düşünüyordum ama o kadar ince işi kaldıramayacak bir canavar yarattığımı görüp vazgeçtim. Sadece planyadan sonra iyice keskinleşen kereste kenalarını avuç içi rendesiyle biraz yuvarladım. Bu arada ağır bir ahşabı el rendesiyle rendelemek kadar harika bir marangozluk anı olur mu bilemiyorum.

IMG_0095

En sonunda masam bitti gerçekten, neden bitmiş halini gösteren bir resmi çekmedim bilemiyorum (aslında biliyorum, düşündüğüm gibi olmadığı için biraz yabancılaştım kendisine). Ama yaparken bir sürü şey öğrendiğim bir iş oldu (ya ne olacağıdı bu cahillikle?).

Daha yazacak çok şeyi atladım masa sevdasına. Arada arsız gibi bir sürü alet edevat aldım ve buraya izlenimlerimi yazmak istiyorum. İlk kez Black and Decker’dan sapıp Bosch ürünleri aldım. Bir tezgahlı daire testere aldım mesela, bir atölyelerde kullanıma uygun ve toz torbası çıkışı olan aletlere bağlanabilen bir elektrik süpürgesi aldım. Bir ucuz kıl testere makinesi aldım Scheppach marka ama herhalde bu kadar uyduruğu az bulunur. Forumlarda kullananlar (bir Tofaş Şahin sahipliği modunda) aletten memnun olduklarını yazıyorlardu. Ama iki kere alelacele kesim yapmaya çalışıp, bir testere bıçağı kırdım (ilk seferde bıçak kırmanın neredeyse bir mecburiyet olduğunu da yazmışlardı) ve muhtemelen beceremediğim için alete bok atıyorum. Bir kaç çeşit Olson marka bıçak aldım tavsiye üzerine. Daha oğlanın dinozorlarını yapacağım, kıza kelebek, hanıma bebek evi (o çocuklar için istiyor tabii). Arada kendime de bir şeyler çıkarırsam daha ne isterim.

Tezgah 3: Adım adım

En sonunda 4 üst kaydı da bir şekilde ayaklara bağlayabildim. Alttaki resimden de görüleceği üzere bir kısım bağlantı işini vida ile hallettim. Çünkü ilk iki kayıtta yaptığım gibi kavela kullanmak için hem ayakları hem de kaydı sabit ve düz tutmak gerekiyordu, ama olduramadım. O yüzden de bastım vidayı. Tabi vidayı o kadar kalınından seçmişim ki, önceden matkapla kılavuz deliği delmeme rağmen vidalama aletin gücü yetmedi. Ben de tek tek elle çevirdim vidaları. Ve memleketimin her yerinden akan kötü işçilik vidalarda da kendini gösterdi ve en zorlandığı anda vida yuvaları parçalanarak yalama oldu. Böylece bazı vidalar yarım santim dışarıda kaldılar.

IMG_0088

Dört kayıt ve yamuk ama sağlam bir çerçeve.

Altta kalan uzun kenar kayıtlarının yuvaları açmıştım, daha önceki yazıda da anlattığım gibi. Kısa kenarlara kayıtları yerleştirmeden 5×15’lik kalasları masanın üstüne yerleştirdim ve masaya benzeyen görüntü karşısında gözlerim yaşardı. Ama aynı zamanda farkettim ki, kalasları o kadar kötü planyalamışım ki onları toplu olarak düz bir zemine dönüştürebilme ihtimalim, an itibarıyla kabiliyet sınırlarımın dışında kalıyor. Hiç kompleks yapmadan masanın zeminin bir kalın yumuşak kontrplak üstüne bir ince sert kontrplaktan yapmaya karar verdim. Zaten masamın rustikliğine de bu eklektik perspektif yakışırdı.

IMG_0089

İşte masam bitince böyle harika olacak.

IMG_0090

Geniş açıdan masa bitince nasıl görünecek pozu.

Aşağıdaki resimde, baştan plan yapmanın planı uygulamaktan daha önemli olmadığının bir ispatı. El testeresiyle kestiğim 10×10’luk ayakların boyları birbirinden farklı olunca, kayıtları düz olarak yerleştirdiğimde böyle yukarıda kaldılar. Bu fazlalıkları hassas bir şekilde elektrikli planya ile almaya çalışacağım. Evrenin gizemli güçleri yardımcım olsun.

IMG_0091

Güneş batışında hesapsız kesilmiş ayak keyfi