Aylık arşivler: Aralık 2012

Eski paletlerden mobilya çalışması – 2

Bir sonraki hafta sonu kaldığımız yerden devam ettik.

IMG_2768

Bu sefer biraz daha ayrıntıya girdiğimizden az iş çıktı gibi görünüyor. Önce takozların dışarıya bakacak yüzlerini Dremel 4000’in zımpara diskleriyle pürüzsüzleştirdik. Yalnız Dremel’in öyle bir dönüş hızı var ki, elinizin ayarı biraz kaçsa iş zımparalamaktan oymaya geçiveriyor. Kullandıkça el alışır belki ama bu kontrolsüz güçten pek hoşlanmadım açıkçası.

IMG_2770

Takozların elini yüzünü epeyce düzelttikten sonra sıraladık ve numaralandırdık.

IMG_2771

Banka bir ara kat yaparak ince ayakkabıları, yazlık terlikleri koyabileceğimiz bir yüzey oluşturalık istedik. Yine boyu boyuna, eni enine uygun palet parçalarıyla ara katı da hazırladık. İlk mobilya denememiz olduğundan, çarpıklıkları ve ölçüsüzlükleri kaldırabilecek rustik modele yönelmemiz tesadüf eseri değildi elbette 🙂

Bu arada resimde görünen Stanley’in açı ayarlı gönyesi. Biraz ağır ama pek faydalı bir alet.

Eski paletlerden mobilya çalışması

Depodan aldığım paletler üzerine hemen çalışmaya başladık geçen hafta pazar günü. Çoğu epeyce yıpranmıştı, o yüzden eli yüzü düzgün olanları seçmeye çalıştım.

Kafamızdaki plan evin girişindeki camlı kapalı bölmeye koyacağımız ve üzerine sardunyalarımızı yerleştirebileceğimiz bir bank yapmaktı. İnternette bir çok buna benzer proje var. Bizim beğendiğimiz aşağıdaki fotoğrafta görünene benziyordu.

20121223-113816.jpg

Ya da aşağıdakinin sırt kısmı olmayan bir versiyonu.

20121223-113931.jpg

Elimizdeki 3 tane palet vardı. İkisini beğendik parçalamak üzere.

20121223-111622.jpg

Önce elimizdeki paletleri parçalamamız gerekiyordu. Çekiç ve sağlam bir tornavida ile tahta parçalarını kaldırarak çivilerden ayırmayı denedik. Ama az aletle çok iş yapmaya çalışıyorduk. Levye ve keser olmadan bir yere kadar. İlk bir kaç denemeden sonra elimizdeki en sağlam tornavidayı eğmeyi beceredik.

20121223-111631.jpg

Aklımızdaki son ürünün tam olarak nasıl görünmesi gerektiğine dair ortak bir fikrimiz olmamasına ek olarak, o farklı şeylere nasıl ulaşacağımıza da dair bir planımız yoktu. Bir an önce birşeyler ortaya çıkarmak için debelenmeye başlamıştık. Ahşap işinin en önemli adımlarından biri olan planla çalışma gerekliliğini iş üzerindeyken öğrendik böylece.

O soğukta manasızca uğraşmak yerine sıcak birer kahve içerek bir plan üzerinde uzlaştık en sonunda ve nezaketi bir kenara bırakıp dekupaj testeresiyle paletlere giriştik.

20121223-111637.jpg

Yapacağımız şey, paleti ikiye ayırıp bir tarafını almaktı. Ama bankı koyacağımız yer dar olduğu için, o yarıyı da daraltmamız gerekiyordu.

20121223-111653.jpg

O yüzden de yine biraz tahta ayırma ve çivi sökme işi çıktı, ama tahtaların boyu kısaldığı için bu sefer çok kolay oldu.

20121223-111705.jpg

Temizlediğimiz takozlu parçayı da daralttığımız kısma ekleyince bankımızın üst kısmı ortaya çıkmış oldu. Birleştirmeyi çivi yerine vidalarla yaptım. Daha sağlam olacağını düşünerek. Ama akülü vidalama aletinin şarjı zayıflayınca vidaların bazıları tam yerleşmedi. Onları boyadan önce iyice gömmek gerekecek.

20121223-111659.jpg

20121223-111711.jpg

Bizdeki paletler, Amerikalılar’ın bloglarında gösterdikleri cillop paletlere benzemediği için epeyce bir zımpara işi çıktı.

20121223-111646.jpg

Geniş yüzeyleri titreşimli zımpara makinesiyle düzledik. Ayaklar olarak kullanacağımız takozları ise Dremel 4000’in zımpara diskleriyle pürüzsüz hale getirme niyetindeyiz. Yağmur geçen hafta bu kadarına izin verdi. Fırsat buldukça devam edeceğiz.

20121215-132452.jpg

Kaç zamandır eşim internette bulduğu, paletlerden yapılmış sehba, masa, yatak, ve hatta ev (evet ev!) gibi ahşap işlerini bana gösteriyordu. Depomuzda bulunan ve artık elden çıkarmaya karar verdiğimiz paletleri inceledim ve işimize yarayabilecek bir sürü palet olduğunu gördüm.

İnternette paletlerle neler yapılabiliyor, bir de ben bakayım diye dolaşırken (siz de google hazretlerinden pallet furniture aramasıyla bakabilirsiniz), hem çeşit çeşit öneriler olan sayfalar buldum (misal bu), hem de tahta palet düşmanı bir siteye denk geldim. Anladığım kadarıyla plastik paletlerin kullanılmasını teşvik etmek için kurulmuş bir viral site. Ama bahsettiği mevzulardan bir tanesi dikkatimi çekti: Paletlerde kullanılan böcek öldürücüler. Ahşap paletler iki türlü işlemden geçiriliyormuş. Biri ısıtarak (heat treatment) kurutma, biri de metil bromid (methyl bromide) ile tütsüleyerek böceklenme ve mantarlanmadan koruma işlemi. Metil bromid sağlığa zararlı bir madde olarak kabul edildiği için ekolojik nedenlerle giderek daha az kullanılıyormuş.

Bizim paletlerin bir kaçının üzerinde resimdekine benzer damga vardı. Araştırınca buğdaya benzeyen şeklin yanında yukarıdan aşağıya yazılmış IPPC , Uluslararası Bitki Koruma Konvansiyonu’nun kısaltması ve bu kuruluşun belirlediği standartlarda bu damgalar hazırlanıyormuş. Yandaki karedeki ilk iki harf ülke kodu (buradakinde Fransa), sonraki iki harf ve beş rakam (burada NC 30217) palet üreticisinin kodu, sonraki HT (heat treatment) ısıl işlem gördüğüne dair kısaltma, DB ise debarked, yani kabuları soyulmuş kereste anlamına gelen kısaltma. Eğer metil bromid ile işlenmiş olsaydı MB kısaltması olacaktı.

Yani bu damgaya sahip ahşap paletlerle güvenli ve sağlıklı mobilyalar yapmak mümkün. MB’den uzak durun diyor bir blog yazarı.

Ve bir mengene

Stanley mengene

İlk denememde,  zeytin odununu elimle tutarak kesmeye çalıştığım zaman bir tutucuya, mengeneye ihtiyacım olduğunu düşünmüştüm.

Henüz bir çalışma odam ya da masam olmadığı için her hangi bir yere tutturabileceğim bir alet işime yarayacaktır. Bir STANLEY MAXSTEEL (1-83-069) siparişi verdim, oldukça esnek bir alete benziyor. O da geldiğinde izlenimlerimi aktaracağım.

 

Dremel Geliyor

Başlangıç için bir alet seti ararken, e-hırdavat.com dükkanına gelmiş özel bir Dremel paketi gördüm.  Bir el motoru Dremel 4000. Ucuna takılan özel aksesuarlarıyla kesmeden tutun da zımparalamaya kadar pek çok iş yapabileceğiniz  bir alet.

Çantasına da vurulup siparişimi verdim. Elbette geldiğinde ayrıntıları yazacağım.

Image

Image

Bir Acemiye Mektup

Yurtdışındaki pek meşhur bir ahşap dergisinin sitesinde yeni başlayanlar için hazırlanmış bir takım yazılar var. Bunlardan birinde, Stephany Wilkes, kendi acemiliğine bir mektupla tavsiyelerde bulunuyor.

Özetle,

Sevgili acemi

  1. Büyüklerine danış. Onlardan, kitaplardan öğrenemeyeceğin çok faydalı bilgiler alabilirsin.
  2. Marangozhanelerden artık tahta parçalarını iste. Çok uygun fiyatlara, çok sayıda ve çeşitte, üzerinde türlü deneyler yapabileceğin ahşap parçalarını bu şekilde elde edebilirsin.
  3. İyi eğitimlere katılmak için para harcamaktan çekinme.
  4. Elektrikli alet aşıkları ne derse desin, el aletleri sanılandan daha hızlı, sessiz ve kolay kullanılabilirdir. İyi el aletlerin olsun.
  5. Alet satın alırken, ucuza kaçma.
  6. Aletlerini temizlemeyi ve bilemeyi öğrenmek, ahşabı işlemeyi öğrenmek kadar önemlidir.
  7. Her yeni işte olduğu gibi burada da o kendine has dili öğreneceksin, merak etme.
  8. Yapabiliyorken, yaşayan efsane ustaları ziyaret ve onlarla tanış.

Titreşimli Zımpara

Black and Decker

Dekupaj Testere

Elimdeki dekupaj testere Black and Decker KS800E-KATR. 520 W gücü var. Kademeli devir ayarı ile dakikada 3000 devire kadar çıkabiliyor. Derecesini ayarlayarak yatırmak ve açılı kesim yapmak da mümkün.

Paletleri parçalarken gayet kolay iş görebildim bununla. Elimde ince ve daha düzgün kesimler için testere ucu olmadığından, böyle bir durumda nasıl bir performans gösterir bilemiyorum.

Düzgün kesim için kılavuz adaptörü ya da ona benzer bir aksesuarı olsa çok işimi görürdü.

20121225-210056.jpg

İlk Adımlar

Ahşapla ilişkisi sadece denk geldikçe yapana bakmaktan ibaret olan biri ahşap ile uğraşmaya nasıl başlar?

Ben kendi hikayemi anlayatım.

Kararlı bir şekilde bu işin üzerine gitme fikrine aslında çocuklarım vesile oldu. Bir dergiden çıkmış, hafif kalınca bir kağıttan yapılmış bir zarla oynanan bir oyun ile boğuşuyorduk. 3 yaşındaki bir çocuğun elinde kağıt zar ne kadar dayanabilirse, bizim ki de o kadar dayandı.

Heyecanlandıkça üstüne basıyorlar, avuçlarının içinde sıkıyorlar, ve saire. Aklıma geliverdi, bir ağaçtan zar yapsam, üzerini de lehim ile yakarak sayıları işlesem, yıllarca dayanacak zarlarımız olurdu. Her istediğimiz oyunda da kullanabilirdik.

Peki elimde ne vardı? Ev işlerine meraklı olduğumdan epeyce bir el aletim, elektrikli cihazım vardı ama tahta ile uğraşmak için ne vardı?

  • Sırık testeresi: Bahçedeki ağaçları budamak için almıştık zamanında.
  • Kıl testere: Adını kıl testere olarak bildiğim ve başka bir yazıda anlatacağım ilk odun kesme işinde kullanarak vakit kaybettiren küçük nesne.
  • Dekupaj testeresi: Evin tadilatı sırasında işime yarayacağını zannederek aldığım ama pek kullanma fırsatım bulamadım bir Black and Decker.
  • Titreşimli zımpara: Ailevi hatırası olan (nedense) Black and Decker markasının bir modeli.

Her zaman yaptığım gibi bir sürü dökümana gömülüp yolumu kaybetmemeye yeminliydim bu sefer. Ağız sulandıran, insana “elimde olsa dünyayı fethederdim” hissi veren binlerce alet edevatın cazibesine kapılmadan, hemen bulduğum ilk tahta parçasıyla, elimde ne varsa o aletle başlayarak yola koyulmaya karar verdim.

Ve ilk maceram böyle başladı.